Haberler >> Beslenme ve Diyet
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




ANKET
TV'de yayınlanan favori diziniz? 
 Yaprak Dökümü
 Elveda Rumeli
 Avrupa Yakası
 Benim Annem Bir Melek
 Aşk Yakar
 Doktorlar
 Parmaklıklar Ardında
 Asi
 Dudaktan Kalbe
 Binbir Gece
 Arka Sokaklar
 Kavak Yelleri
 Küçük Kadınlar
 Kurtlar Vadisi Pusu
 Aşk-ı Memnu
 Canım Ailem
 Adanalı
 Diğer
  

Uzmanlar Yumurtadan Özür Diledi!

Yıllardır zararlı ve kolesterol yaptığı şeklinde açıklamalarla gündeme gelen yumurta 40 yıl sonra aklandı! Yumurtaya büyük haksızlık yapıldığını belirten uzmanlar, yumurta ve besin maddeleri ile alınan kolesterolün kan kolesterolü ve kalp hastalıkları ile ilişkinin olmadını açıkladı.
Bilimsel Tavukçuluk Derneği Türkiye Şubesi'nin düzenlediği "Bilinen yumurtanın bilinmeyen yönleri" konulu sempozyumun açış konuşmasını yapan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bu toplantının yumurta ile ilgili meşhur yanlışları düzeltmede etkili olması dileğinde bulundu.
Eker, bugüne kadar yapılan haksızlıklardan dolayı yumurtadan özür dilenmesinin güzel bir şey olduğunu ifade ederek, "Özür dilememiz gereken birçok gıda maddesi daha var. Mesela ben tereyağından da kırmızı etten de özür dilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece yumurtadan değil. Konumuz bugün yumurta ve yumurtanın itibarının iade edilmiş olmasını da saygıyla karşılıyorum" dedi.
Bir gıda maddesinin tek başına değerlendirip yargılamanın haksızlık olduğunu, yumurtaya, tereyağına ve kırmızı ete böyle yapıldığını vurgulayan Eker, kolesterolü yükselten tek etkenin yumurta olmadığını kaydetti. Eker, sosyal faktörler, rekabet duygusu, şehir yaşantısı, trafik ve diğer faktörler ile bunların yarattığı stresin hormonal mekanizma üzerindeki etkilerin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, "Bunların suçu yok mu? Bunlar suçsuz mu? Bu soruların cevabını vermemiz lazım. Bir şeyi ortaya çıkarıp 'kırmızı et yemeyin kolesterol artar, yumurta yemeyin kolesterol artar' demeye ben en başından beri karşıyım" diye konuştu.

Türkiye'nin Kolesterol Haritası Çıkarıldı

Türkiye'de kolesterol haritasını çıkarıldığını ancak henüz yayımlanmadığını dile getiren Eker, kolesterolün veya buna benzer sağlıkla ilgili parametrelerin coğrafya ve hayat tarzı, meslek, diğer gıda ve içeceklerle ilişkisi ortaya konulduktan sonra bazı şeylerin anlamlandırılması gerektiğine işaret etti.
Eker, Türkiye'nin kırmızı et, tereyağı ve yumurta tüketimi ile diğer ülkelerin tüketiminin karşılaştırılması ve popülasyonlar arasında mukayese edilmesi gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de kişi başına yılda 9 kilogram civarında yumurta tüketiliyor. Gelişmiş ülkelerde bu en az 12 kilogram. Türkiye'de tereyağı tüketimi kişi başına yılda 1,5 kilogram civarında. Avrupa Birliği'nin 25 ülkesinin ortalaması 4 kilogram. Yeni Zelanda'da 7,6, Avustralya'da 3,3, Rusya Federasyonu'nda 3 kilogram. İsviçre'de 5,9 kilogram. Kırmızı ette sadece büyükbaş küçükbaş hayvan eti tüketen Türkiye'de yıllık kişi başı tüketim 15 kilogram civarında. Gelişmiş ülkelerde bu rakam 54 kilogram. Üstelik bunun yaklaşık 30 kilogramı domuz. Bana söyler misiniz domuz eti yağ açısından, kolesterol açısından hangi kategoriye girer? Önemli miktarda yağ ihtiva eden peynirde Türkiye yılda 7 kilogram fert başına peynir tüketiyor. AB üyesi 25 ülkenin ortalaması 25-30 kilogram, ABD'de de 20-22 kilogram."
Türkiye veya gelişmekte olan diğer ülkeler ve daha fakir ülkelerde kırmızı et, tereyağı, yumurta ve peynir tüketiminin gelişmiş ülkelere göre daha az olmasına rağmen, ortalama insan ömrünün çok daha kısa olduğuna dikkati çeken Eker, bir besinin yenmesinin risk olarak açıklanmasının büyük yanlış olduğunu kaydetti.
Bugüne kadar medya aracılığıyla hep yumurtanın zararlı ve kolesterol yaptığı şeklinde açıklamalarla yumurtaya büyük haksızlık yapıldığını anlatan Eker, toplumdaki bu yaygın kanıyı düzeltmenin zor olduğunu söyledi.


Yumurta 40 Yıl Sonra Aklandı

ABD Yumurta Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Donald J. McNamara ise, özellikle yumurta ile alınan kolesterolün kan kolesterol düzeyini yükselterek kalp hastalıkları riskini artırdığına dair hipotezin geçersizliğinin 40 yıl sonra kanıtlandığını belirtti.
Yakın geçmişe kadar yumurtanın kan kolesterolüyle ilgili ikon hedef haline geldiğini, kardiyovasküler hastalıkların sembolü olduğunu hatırlatan McNamara, şu bilgileri verdi:
"Epidemiyolojik incelemeler ve klinik denemelerden elde edilen kanıtlar, yumurta ve besin maddeleri ile alınan kolesterolün kan kolesterolü ve kalp hastalıkları ile ilişkinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca yapılan çalışmalar, koroner kalp hastalığı riskinin haftada bir gün yumurta tüketen insanlarla her gün tüketen insanlar için aynı olduğunu ortaya koymuştur."
ABD'nin dünyada beslenme konusunda kolesterol kısıtlaması uygulayan çok az ülkeden biri olduğunu, çoğu bilimsel örgütün bundan kurtulduğunu ifade eden McNamara, en yüksek protein kaynaklarından yumurtada B12, B6, A ve E vitaminleri, fosfor, selenyum, demir ve çinko bulunduğunu aktardı.
McNamara, hamile kadınların yumurta yiyerek düşük kilolu bebek dünyaya getirme riskini azaltabileceğini, yumurta ile kilo kontrolünün daha kolay sağlanacağını, ergenlik dönemindeki genç kızların yumurta yiyerek ileride meme kanserine yakalanma riskini yarıya indirebileceklerini bildirdi.
Yumurtanın göz ve kalp sağlığı açısından da birçok yararına işaret eden McNamara, şunları kaydetti:
"Bence yumurtayla ilgili tek sağlık riski yumurtanın yenmemesinden kaynaklanan sağlık riskidir. Beslenmenizden yumurtayı çıkarırsanız çeşitli sorunlardaki riski artırırsınız. Tercihen günde bir tane yumurta. Bilim de bunu söylüyor, araştırmalar da bunu söylüyor. Bence uzun vadeli sağlığımıza bakınca bizim de söylememiz gereken budur."

"Hastalarımızdan Özür Dileriz"

Memorial Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez de yumurta yenmesi konusunda doktorların insanları adeta takıntılı hale getirdiklerini ifade ederek, "Ben söze hastalarımızdan özür dileyerek başlamak istiyorum. Yıllarca hastalara 'pastanın üzerine sürülen yumurta bile zararlı sakın yemeyin' dedik. İnsanlara 'yumurta yemeyin' derken nelerden mahrum ettiğimizi düşünürsek bu özür çok önemli" dedi.
Tıbbın pozitif bir bilim olmadığını, doğru bilinenlerin yıllar sonra yanlış çıkabildiğini anlatan Prof. Dr. Sönmez, "Yıllarca verdiğimiz dozu çok fazla çok eksik diyebiliyoruz. İnsanlar bizi bağışlamak zorunda. Yıllarca yaptığım bir ameliyatı bir başkası çıkıyor 'sonuçları fiyasko' diyebiliyor" şeklinde konuştu.
Kolesterolün yapı taşı olduğunu, çocuklukta büyümek, yaşlılıkta da nörolojik sistemin korunması için gerekli olduğunu vurgulayan Sönmez, bir besini yasak etmeden önce yarar-zarar hesabının iyi yapılması gerektiğini aktardı.
Prof. Dr. Sönmez, yumurta ile ilgili yapılan çalışmaların sonucunda yumurta yemenin insanlarda kan kolesterol seviyesinde önemli bir artış meydana getirmediği gibi, iyi huylu kolesterolde düşmeye neden olduğunun anlaşıldığını kaydetti.
Prof. Dr. Sönmez, gebelerde ve çocuklarda günde bir yumurta tüketmenin çok gerekli olduğuna işaret ederek, "Bilim adamlarından beklediğimiz çok önemli bir çalışma var. Bu da omega 3 oranı yüksek yumurta üretilmesidir" dedi.
40 yaşından sonra herkesin günde bir miligram balık yağı olan omega 3'ü almaları gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Sönmez, "Lütfen erişkinler haftada 3-4 yumurta yesinler. Anneler de çocuklarına fast food yerine günde bir yumurta yedirsinler" diye konuştu.
Prof. Dr. Sönmez, ayrıca Dernek Başkanı Rüveyda Akbay'a biri yumurta yiyen, diğer hiç yemeyen 2 köy tespit ederek, bir tarama çalışması yapılması konusunda ortak çalışma teklif etti.
Bu köylerde yaşayanların bir yıl kan yağlarının kontrol edilerek gerçekleştirilecek çalışmanın masraflarını Memorial Hastanesi'nin üstlenebileceğini belirten Prof. Dr. Sönmez'in teklifini Akbay, çok olumlu bularak kabul etti.


[29.11.2008]


 
 
DİĞER HABERLER  
Mutfağınız Sağlıklı mı?...
Açık Büfe İftarlara Dikkat!
Oruç Tutarken Kilo Almayın!
İftar Sonrası Şişkinliklere Son!
Futbolcular da Oruç Tutmamalı...
Sıcaklarda Oruç Tutarken...
Oruçtan Daha Az Etkilenin!
Ramazana Özel Tok Tutan Besinler!