Haberler >> Uzmanla Söyleşi
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




İlaçlarla Çare Bulamadığınız Hastalığınızın Sebebi Stres Olabilir!

Çiğdem Yaşaroğlu / Editör

Yoğun stres psikolojik ve fiziksel hastalıklara kapı açıyor. Panik ataktan unutkanlığa, hipertansiyondan kalp hastalıklarına, baş ağrısından kas ve kemik ağrılarına kadar pek çok sorun stres kaynaklı olabiliyor.
Uyguladığı stres ve enerji terapileriyle stres kaynaklı hastalıkları tedavi eden Dr. Asuman Yeni ile stresin etkileri, sebep olduğu hastalıklar, stres ve enerji terapileri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

- Stres bizleri nasıl etkiliyor? Siz de “stresin azı karar çoğu zarar” görüşüne katılıyor musunuz?
Dr. Asuman Yeni:
Tüm duygu ve  düşüncelerimizin elektriksel bir karşılığı vardır. Stres hissedildiği anda, yüksek akımda negatif bir enerji yaratır. Bu akım normalde bedenimizde var olan elektrik akımını bozar. O bölgenin enerjisinden beslenen hücre bazından organ bazına kadar bozulma olur. Yeterli enerjiye sahip olmayan hücrelerde denge bozulur ve hastalık ortaya çıkar.
Normalde kişi tarafından şiddeti az olarak algılanan, kısa süren stresler bizi tehlike kaynağından korumaya yöneliktir. Dikkatimizi artırır, tedbirli olmaya sevk eder. Buna örnek olarak bugünlerde hepimizin gündemimizde olan terör olaylarını verebiliriz. Büyük bir stres kaynağıdır. Sürekli bunun ile ilgili sözel, işitsel, görsel, duygusal uyaranlara maruz kalmamız stresimizi artırmaktadır. Bu stresi taşır ve tedbir olarak almamız gereken önlemleri alırsak stres bizim için faydalı ve koruyucu olacaktır ama stresi çok yoğun olarak hisseder, sürekli gündemimizde tutarsak etkileri korku, kaygı, panik atak, uyku bozuklukları, baş ağrıları, mide ağrıları gibi hayatımıza hastalık olarak dönebilir.

- Stres algısı kişiden kişiye göre değişir mi?
Dr. Asuman Yeni:
Aynı strese maruz kalan kişilerin strese verdiği cevaplar çok farklı olabilir. Bunda, kişinin geçmiş travmaları, zihinsel gelişimi, kişilik gelişimi, stres kaynağını değerlendirmesi gibi psikolojik mekanizmaların yanı sıra kalıtım ve yapısal özellikler, nöral ve biyokimyasal süreçler, adaptasyon kabiliyeti gibi fizyolojik mekanizmalar çok önemlidir
Örneğin aynı ailenin bireylerinin maruz kaldığı bir şiddet olayında, geçmiş maruziyet, kişilik özellikleri, stresi algılama, cinsiyet, yaş gibi faktörler aile bireylerinin olayı algılama dolayısıyla stresi hissetme şeklini etkiler.
Yüksek stresler yaşandığı anda büyük duygular barındıran anlardır. “Nefesim kesildi, başımdan aşağı kaynar sular döküldü, yerin dibine girdim” gibi büyük ifadelerle yaşadığımız anlardır. Uzun sürmesi şart değildir. Yaşandığı anda etkili olması ve stres blokajı yapması yeterlidir.
Kronikleşen stresler ise aklımızdan çıkaramadığımız düşünceler, duygular hayatımızdan soyutlayamadığımız inançlarımızdır. Bunlar uzun sürelidir. Uykularımızı kaçırır, beslenmemizi bozar, enerjimizi etkiler.

- Stres hangi hastalıklara sebep olabilir?
Dr. Asuman Yeni:
Ebeveyn-çocuk, eşler arası sorunlar, sosyal ilişkilerde bozulmalar, iş hayatında isteksizlik, performans düşüklüğü, yorgunluk, konsantrasyon düşüklüğü vb sıkıntılar, korku ve fobiler, kaygı ve endişe bozuklukları, depresyon, anksiyete, panik atak, opsesif kompulsif bozukluk, unutkanlık, kronik yorgunluk sendromları, bağımlılıklar gibi psikolojik hastalıklar; diyabet, hipertansiyon gibi metabolik hastalıklar, kalp hastalıkları, uyku bozuklukları, mide bağırsak hastalıkları, baş ağrıları, geçmeyen kemik eklem, kas ağrıları, fibromiyaljiler gibi fizyolojik hastalıklar; akut üsyden sistite varan enfeksiyonlar, kanser, otoümmin hastalıkları gibi bağışıklık sistemi hastalıkları; obesite, anoreksiya gibi beslenme bozuklukları; alerjiler, infertilite, isteksizlik, vajinismus, performans problemleri gibi cinsel sorunlar stres kaynaklı olabilir.

- Hastalığımızın stres kaynaklı olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Dr. Asuman Yeni:
Hastalığımız stres kaynaklıdır diyebilmek için maalesef fiziksel bir ölçüm cihazı bulunmuyor. Yapılan çok sayıda çalışma olmakla birlikte, objektif kriterleri henüz koyulamamıştır.
Hastalığımız stres kaynaklı diyebilmek için önce diğer sebepleri ekarte etmemiz gereklidir. Ama en belirleyici kriterin, yaşanmış streslerin sonrasında hastalığın ortaya çıkması, öncesinde var olmaması diyebiliriz.

- Bu noktada Stres terapisi hakkında bilgi verir misiniz?
Dr. Asuman Yeni:
Vücuttaki elektriksel blokajı kaldırmaya yönelik terapilerden oluşur. Bu yöntemler QCPR, EFT, TAT, EMOTRANS, NEFES gibi tekniklerin işlevsel bir şekilde kullanılmasından oluşur. Stres terapilerinde hastalığı yaratan stresörlerle çalışılır. Hasta tamamen bilinçli haldeyken stres kaynağının duygusal, düşünsel, bedensel boyutları çözümlenir. Diğer yöntemler ve cihazlara göre daha etkin olmasının sebebi kişiye özel stres kaynakları ile çalışılmasıdır.

- Peki Enerji terapisi nasıl uygulanıyor ve faydaları neler?
Dr. Asuman Yeni:
Bu uygulamada amaç kişinin enerji bedeninde oluşan stres blokajlarını kaldırmaktır. Bunun için kişinin var olan enerji bedeni üzerindeki bazı özel noktalara rezonans göndererek dokunsal ve işitsel uyaranlar ile stres anında oluşan stres tepki zincirini bozuyoruz. Stres hormonu olarak bilinen kortizolün salınmasını bloklayarak vurulan noktalara ait hormon uzantıları ile endorfin hormonunun salgılanmasını uyarıyoruz. Bu kişide stres anındaki blokajı kaldırıyor. Blokajın kalkması o bölgeden enerjisel olarak beslenemeyen ve hayatsal fonksiyonlarında bozulma yaratan elektriksel aktiviteyi yeniden dengeye oturtuyor. Hastalıkları yaratan sebep ortadan kalktığı için iyileşme oluyor.

- Stres terapileri sayesinde hangi hastalıklar ne kadar sürede tedavi edilebiliyor?
Dr. Asuman Yeni:
Neredeyse tamamı düzelen fobiler, endişe ve kaygılar, bir seansta çözülebilirken, diğerleri biraz daha uzun sürebiliyor. Kişiye ve hastalığa göre bu süre değişebiliyor. Burada baz olan kişinin stres kaynağı ile yüzleşebilmesi, özellikle fobilerde stres kaynağının kendisi ile çalışma şansımız yüksek olduğu için cevap çok yüksek oluyor ama şunu söyleyebiliriz bağımlılıklar dışında, onlarca süren bir terapi yöntemi kesinlikle değil. Hasta 3 veya 4 seansta düzelebiliyor. Tüm stres kaynaklı hastalıklar için, çözüm odaklı bir tedavi şeklidir.

- Son olarak bizlere günlük hayatımızda stres yöntemi ile ilgili kısaca neler önerirsiniz?
Dr. Asuman Yeni:
Stres kaynağını kabullenmekle başlamalıyız. ’Bu var ve hayatımın içinde’ demeyi başardığımız noktada bize uygun olan yollardan birini seçebilmeliyiz. Değişebilirim, değiştirebilirim, uzaklaşabilirim… Genelde değişim süreçleri çok kolay olmayan ve zor başarılan süreçler ama stres kaynağından uzaklaşmayı daha rahat başarabiliriz.
Bunu yaparken sadece fiziksel değil duygusal ve düşünsel uzaklaşmaları da yapabilmeliyiz. Bunu küçük bir pratikle kolayca yapabiliriz.
Stres yaratan duygumuzu yoğunlaştırarak, aynı anda zihnimizde bunu nötralize edecek olumlu duygu ve düşüncelere yer açabiliriz. Örneğin, çok sevdiğimiz bir yerde olduğumuz bir anı hatırlamak, o ana ait duyguyu hissetmek gibi. Dönüp stres yaratan ana baktığımızda artık eskisi kadar bizi etkilemediğini görmek size iyi gelecektir.

http://drasumanyeni.com/


[30.03.2016]