Haberler >> Uzmanla Söyleşi
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




Okul Sütü Projesi Ne Kadar Yararlı?

Çiğdem Yaşaroğlu / Editör

Okul sütü projesinde 3'üncü yıla girildi. Projenin ilk başladığı dönemde çeşitli şehirlerden zehirlenme haberleri de ulaşmıştı. Peki bu olaylar gerçekten besin zehirlenmesi miydi? Olası bir zehirlenme durumunda hangi belirtiler ortaya çıkıyor? Okul Sütü Projesi çocuklara süt içme alışkanlığı kazandırmak konusunda ne kadar yararlı oluyor?
Nuh Naci Yazgan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Neriman İnanç ile 21 Mayıs Dünya Süt Günü vesilesiyle çocuk gelişiminde sütün önemini ve 3 yıldır devam eden Okul Sütü Projesi'ni konuştuk.

- Okul sütü projesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Süt, insanın sağlıklı ve dengeli beslenmesi için vazgeçilmez gıdaların başında gelmektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye katkısının yanı sıra içeriğindeki kalsiyum nedeniyle, kalsiyum yetersizliğinden kaynaklanan hastalıklardan korunmak için de düzenli olarak süt tüketmeliyiz. Her alışkanlıkta olduğu gibi süt içme alışkanlığı da küçük yaşta kazanılması gereken bir alışkanlıktır. Bu gerçekten yola çıkılarak süt tüketiminin artırılması için dünyada en yaygın şekilde uygulanan projelerin başında Okul Sütü Programı geliyor. Bu program kapsamında çocuklara küçük yaşta süt içme alışkanlığının yanı sıra doğru beslenme alışkanlığı da kazandırılmaktadır. Bu nedenle programın çok faydalı olduğu görüşündeyim. Zaten dünyada da bu amaçla ABD ve AB ülkeleri başta olmak üzere 34 ülkede başarı ile uygulanmaktadır.

- Ana sınıfı, ilkokul 1, 2, 3 ve 4. sınıflarda uygulanan okul sütü programı sizce yeterli mi? Devletin bu projeyi geliştirmesi gerekli mi?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Bireylerin alışkanlık kazanması küçük yaşlarda gerçekleşen bir olgudur. Bu yönden bakıldığında Okul Sütü Programı kapsamında ana sınıfı ve ilkokul öğrencilerinin hedeflenmesinin doğru bir yaklaşım olduğu görüşündeyim. 3. senesine giren Okul Sütü projesine önümüzdeki senelerde de devam edilmesi gerektiğine inanıyorum.

- Bu uygulamaya ilk başlandığında çeşitli şehirlerden zehirlenme haberleri de ulaştı. Bu noktada okul sütü dağıtımlarında nelere dikkat etmek gerekiyor?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Uygulama kapsamında ortaya çıkan zehirlenme olarak adlandırılan aslında bir besin zehirlenmesi değil, laktoz intoleransından ortaya çıkan bir durum. Laktoz yani süt şekeri intoleransı olan kişilerde süt ve süt ürünleri tüketiminden sonra, bağırsaklardan emilemeyen süt şekeri bireylerde karın ağrısı, karında kramplar, aşırı gaz ve ishal gibi reaksiyonlar görülmektedir. Bu tip belirtiler zehirlenme sonrasında da görüldüğü uygulama sonrasında çocuklarda süt şekeri intoleransı nedeniyle görülen belirtilerin yanlış değerlendirilmesi oldukça doğal.
Diğer yandan proje kapsamında dağıtılan sütler UHT süt. Dolayısı ile bu sütlerin kuru ve güneş ışığından uzak muhafaza edilirse 4 aylık bir raf ömrü var. Okullara da teslim edilen sütler bu saklama koşullarına uygun olarak depolanıyor.
Okullar sütleri teslim alırken özellikle ambalajların şekillerine dikkat etmeliler. Delik, yırtık, ezik ve bombaj yapmış ambalajlı sütleri Okul Kabul Komisyonuna tutanakla teslim etmeliler. Diğer önemli bir konu da son kullanma tarihleri. Sütlerin kullanım tarihleri dağıtım öncesi öğretmenler tarafından kontrol edilmeli.

- Peki süt zehirlenmesi nasıl anlaşılır ve anne-babalar bu gibi durumlarda ne yapmalı?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Süt içtikten sonra 6 saat içinde çocukta karın ağrısı, kusma, ishal vb. sağlık şikayetleri oluşursa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve çocuğun öğretmenine durum bildirilmelidir. Sınıf öğretmeni süt içtikten sonra rahatsızlandığını söyleyen öğrenciye yönelik öncelikle okul yönetimine başvurmalıdır. Okul yönetimi, öğrencinin en kısa süre içerisinde en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmesini sağlamalı, şikayet formu aynı sınıftaki bütün öğrenciler için doldurularak e-okul sistemine girişi yapılmalı ve ailesi bilgilendirilmelidir.
Süt zehirlenmesi dışından laktoz intoleransı nedeniyle ortaya çıkabilecek durumlar konusunda bilgilendirme çalışmaları da ayrıca gerçekleştiriliyor. Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca program başlamadan önce ailelere süt içimi sonrası oluşabilecek basit rahatsızlıklar ve bulguların anlatıldığı, bu bulguların büyük bir bölümünün geçici ve hafif olduğunun belirtildiği, sütün öneminin vurgulandığı eğitim programları düzenleniyor. Öğrencilerin eğitimi ise, Milli Eğitim Bakanlığınca görevlendirilen öğretmenler tarafından yapılıyor.

- Çocuk gelişiminde sütün önemine değinir misiniz?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Sağlıklı süt ve süt ürünleri çocukluk döneminde fiziksel ve zihinsel büyüme ve gelişme açısından önemlidir. Süt yüksek protein miktarının yanı sıra kalsiyum, fosfor, gibi kemikleri için gerekli mineralleri içermektedir dolayısı ile boy uzunluğu ve sağlam kemik yapısı için gereklidir. Beyin gelişiminde etkili olan B grubu vitaminler yönünden zengindir. Süt tüketimi ileri yaşlarda oluşabilecek kronik hastalardan korunma adına da önemlidir. Sütün kan basıncında azalma, vücut ağırlığı kontrolü gibi sağlığı koruyucu etkileri, ayrıca kanser riskini azalttığına dair çalışmalar da mevcuttur. Bu nedenle çocuklarda süt tüketimi sağlıklı bir nesil için gereklidir.

- Son olarak çocuklarına süt içme alışkanlığı edindirmek isteyen anne babalara önerileriniz nelerdir?
Prof. Dr. Neriman İnanç:
Çocuklarına süt içme alışkanlığı edindirmek isteyen anne babaların öncelikle kendilerinin süt içmesi ve çocuklarına örnek olması gerekmektedir. Çocuklar sözlerle değil çevresinde gördüğü hareketlerle öğrenir. Anne ve babaların yaptıkları onlar için asla yanlış olamaz. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının yanında süt içmeleri gerekmektedir. Ebeveynler çocuklara süt içirirken sütü bal vb ürünler ile tatlandırabilirler veya piyasada bulunan aromalı sütleri kullanabilirler.TV gibi kitle iletişim araçları ile özellikle çocuklara yönelik programlarda sütün önemi görsel olarak vurgulanabilir.


[21.05.2014]