ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Sizin şampuanınız hangisi? 
 Elidor
 Blendax
 Pantene
 Hacışakir
 İpek
 Diğer
  
 
Aile İle Çocuk Arasında Yaşanan Kültür Çatışması, Nedenleri ve Önlenmesi
 

Maltepe Üniversitesi Prof. Dr. Betül Çötüksöken, gençlerde sıkça görülen kültür ve kuşak çatışması, çözüm yolları hakkında ailem.com'un sorularını yanıtladı.

ailem.com: Kültür ve kuşak çatışması nasıl ve ne zaman yaşanmaya başlar?
Prof. Dr. Betül Çötüksöken:
Kültür insan başarılarının tümüdür; bu nedenle de herkesi her bireyi ilgilendiren, etkileyen ortak yaşama alanıdır. Özel/ toplumsal, bireysel, kamusal yaşamın öznesi olan birey, aile ortamında sıralanan bu üç alanın ortak paydasında yaşar. Başka deyişle, insan aile ortamında yaşantısını sürdürür. Diğer aile bireyleri ve yakın çevresiyle toplumsallığı yaşar. Aynı zamanda da ilişkilerin kurumsal ve hukuksal biçimde çerçevelendirilmesinden dolayıi her birey aile içinde kamusal olanıda yaşar.Kültür toplumsal, kamusal olanıda belirler, dolayısıyla özel/bireysel olanıda etkiler. Aile içinde ortak değerlerin, ortak davranış biçimlerinin sergilemesinde aksamalar oluştuğunda kültür çatışması da başlamış demektir. Dünyaya aynı ya da benzer kavramlarla bakamayan kişiler arsında kültür çatışması var demektir. Bu aile ortamında çok sık rastlanan olgulardan biridir.

Kültür çatışmaları farklı yaş gruplarında olduğunda kuşak çatışmasına dönüşür. Konuya kültür araştırmaları, sosyoloji, sosyal psikoloji, psikoloji, antropoloji ve özellikle aile psikolojisi açısından yaklaşmak gerekir. Yinelemekte yarar var; kavramlar farklılaştığında, ortak değerler somutlaştırılırken farklı noktalardan hareket edildiğinde, kültür çatışması ve bunun uzantısı olarak da, kuşak çatışması kaçınılmazdır. Toplumsal hareketlenmenin arttığı her ortamda, örneğin göç ortamında bu tür çatışmalar daha yoğunlaşır. Ancak bu türden çatışmaların üstesinden gelmek her zaman mümkündür.

ailem.com: Kültür ve kuşak çatışması aile içi iletişimi nasıl etkiler?

Prof. Dr. Betül Çötüksöken: Aile, içinde yaşayan bireyleri en çok etkileyen ortam olduğuna göre, dünyaya benzer ya da aynı kavramlarla bakmayan insanlar topluluğu haline getirildiğinde, artık bütün iletişim kanalları tıkanmış demektir. Böyle bir ortamda iletişim, istenen amaçlanan niteleikte olamayacağı için, işbirliğinden de söz edilemz. Böyle bir ortamda paylaşımda artık ya hiçyoktur ya da sadece iç güdüsel/biyolojik niteliklidir. Kültür çatışması ike bir iletişim ortamı olan aileyi sonunda ortadan kaldıracak boyuta kadar gidlebilir.,

ailem.com: Aileler bu konuda ne yapmalı? Nasıl davranmalıdır?

Prof. Dr. Betül Çötüksöken: Bireylerin; günlük yaşamlarını sürdürürken, dünyaya bakarken kendisinden hareket ettikleri, yaralandıkları kavramsal  çevrelerin hesabını vermeleri, davranışlarını gerekçelendirmelri son derece önemlidir. Aile ilişkilerinde açıklık ve açıklığa dayalı diyalog, sorunların çözümünde en iyi aracı ortamlardır. Bu bağlamda çoğunlukla hoşgörüden söz edilir. ancak hoşgörü zaman zaman sorunların üzerini örtebilir. Çözüm yollarını göz ardı etmeye yol açabilir. Zaman zaman da, aldırışsızlıa neden olabilir. Aldırışsızlıkda, ileride daha büyük ve kültür çatışmalarının hazırlayıcısı olur. Bu nedenle, bireyelrin kişilerin açıklık ilkesine dayalı olarakgerçekleştirecekleri diyalog, kültür çatışmalarının ilikin çözümlenmesinde, ber taraf edilmesinde en iyi çare gibi görünmektedir. Ancak açıklık ilkesi her zaman hesaba katılmalıdır. Çatışmalı durumlar ileri boyuta ulaştığında, uzman desteğine başvurmak da son derece önemlidir. Külğtr çatışmalrında öenmli bir noktada kişilerin kendilerini eğitmeleridir. Aralarında ortak yaşama alanları oluşturmaküzere kişiler kendilerini eğitmeli, kültür çatışmasını ortadan kaldırmalı, insanı ölçü alarak hümanist nitelikle davranışlar geliştirmelidir.

ailem.com: Bu problem nasıl çözülür?

Prof. Dr. Betül Çötüksöken: Sorun kuşkusuz eğitimle çözülür. Her çatışmalı olgu ya da çatışma olgusu, kendi durumu içinde ilkin çözümlenmeli, ardından da uygun çözüm yolları üretilmelidir.Ancak özellikle aile ortamı içinde sorunların üzerinin örtüldüğü ve gereken önlemlerin alınmadığı sık rastlanan durumlardandır. Sorun snaki, çözüme kavuşmuş gibi davranır bireyler... oysa sorun çözülmemiştir. Tam tersine içten içe sürüp gitmektedir.
Bu nedenle çözüm yolları üretirken şu noktalara dikkat edilmeli;
*Her çatışma olhusu tek/biricik/özel bir durumdur. herşeyden önce buna göre ele alınmalıdır.
*Her olgu sadece şimdiye bağlı olarak değil, arkaplanaı ile incelenmelidir.
*Çatışan kültür öğesi ya da öğeleri ayrıntılı olarak incelenmeldir.
*Sorun kimleri ilgilendiriyorsa, o kişiler çözümleme ve çözüm yolları üretme aşamalarında etkin olmalıdır. Bu diyalog ortamının yaratılması anlamına gelmektedir.
*Bireyler özne olarak kendilerini algılamalı ve başkalarınca da öyle algılanmalıdır.
*Sürüp gitmesi istenenkültür ögesinin insan haklarıyla çatışıp çatışmadığı dikkate alınmalıdır. İnsan haklarına ters düşenkültür ögeleri hiç bir şekilde korunmamalıdır. Bu nedenle kimi alışkanlıklar, davranış biçimleri insan hakları kavramı bakımından değerlendirilmelidir. *Karşı çıkılan kültür ögesi için törel nitelikli değil, sağlığa dayalı gerekçeler oluşturulmalıdır. Ancak bu durumda sorunlar çözelebilir. 

Prof. Dr. Betül Çötüksöken
Maltepe Üniversitesi



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<