ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Jinekoloğa 
 Şikayetim olursa giderim
 Kontrol için giderim
  
 
Fokal veya Parsiyel Epilepsi Nöbetleri
 

Fokal nöbetlerde, anormal deşarj beyin kabuğunun (korteksin) belli bir bölgesinden başlar. Basit örneklerle anlatmak gerekirse; anormal deşarj, motor korteksin başparmakla ilişkili bölgesinden kaynaklanırsa, hastanın diğer elinin başparmağında kasılmalar olur. Deşarj motor, korteksin diğer bölgelerine yayılacak olursa, kasılmaların beyindeki anatomik yerleşime paralel olarak el, kol ve yüze geçtiği görülür. Bazen de tüm vücudun yarısına yayılır. Epileptik bir nöbet motor korteksten başladığı gibi, duysal korteksten de başlayabilir. Bu kez hasta karşı vücut yarısında bir noktada veya yayılan ve kısa süren yanma, elektriklenme, uyuşma gibi subjektif bir duyu tanımlar. Diğer korteks alanlarından da işlevleriyle paralel (görme, işitme, bellek, düşünme vb.) çeşitli parsiyel nöbetler  kaynaklanabilir.

Parsiyel nöbetler, eğer şuur kaybı yoksa basit parsiyel olarak adlandırılır. Ancak şuur kaybı eşlik ederse, kompleks parsiyel nöbet diye tanımlanır. Kompleks parsiyel nöbetler de tüm beyin bölgelerinden kaynaklanabilir. En sık görülen temporal lob kaynaklı kompleks parsiyel  nöbetlerdir. Bu nöbetler kötü koku ve tat halüsinasyonlarıyla başlayabilir. Sık görülen bir başlangıç belirtisi de mideden kalkıp boğaza doğru yükselen garip bir histir (Epigastric sensation). Bu nöbetler bazen tek başına duygu (korku gibi) ve algılama gibi yüksek kortikal fonksiyonlarla ilgili bozukluklardan oluşabilir. Nöbet sırasında hasta iyi tanıdığı bir yeri daha önce hiç görmediği bir mekan olarak algılayabilir (Jamais Vu). Ya da ilk defa bulunduğu bir yeri daha önceden tanıyormuş gibi olur (Deja vu). Temporal nöbet içindeyken hasta yapmakta olduğu bir hareketi otomatik bir şekilde sürdürebilir. Bu hareket otobüsle bir yerden bir yere gitmek şeklinde karmaşık bir psikomotor aktivite niteliğinde olabilir. Temporal lob nöbetlerinde bu belirtilerden ancak birkaçı birlikte bulunur.

Bazı kompleks parsiyel nöbetlerde el hareketleri, ağız şapırdatma, yalanma ve yutkunma gibi otomatizma olarak adlandırılan hareketler görülür. Otomatizmalar ağızla ilişkili olduğunda temporal lob kökenli,  karmaşık hareketler (örneğin pedal çevirme) görüldüğündeyse frontal lob kökenli olduğu düşünülür. Kompleks parsiyel nöbet, bazen jeneralize bir konvülsiyonla sonlanabilir. Basit parsiyel bir nöbetin de jeneralize konvülzüyona dönüşmesi mümkündür. Bu son iki durum ikincil jeneralize olan bir konvülzüyon olarak adlandırılır. Fokal başlayan bir nöbet tüm bedeni içine alır, kasılmalar ve şuur kaybı eklenir. Nöbet sırasında hasta dilini ısırabilir ve idrarını kaçırabilir. Buna jeneralize konvülzüyon tipi epilepsi nöbeti de denir. Fokal motor nöbet geçiren bir hastada nöbetin ardından kısa sürede düzelen bir felç ortaya çıkabilir. Konvülsiyonu izleyen bu geçici kas zaafına Todd paralizisi adı verilir ve kortikal  yorulma fenomenini yansıttığı düşünülür. Jeneralize konvülzüyon bazen epileptojenik odağı gösteren öncü belirtilerden sonra gelişebilir. Böyle bir nöbet, örneğin oksipital korteksten (görme ile ilişkili beyin kabuğu bölgesi) başlıyorsa ışık çakması ve benzeri görsel varsanılar nöbetin habercisi olabilir. Bu gibi belirtilere aura denir. Frontal bölgeden başlayan nöbetlerde bazen baş ve gözlerin bir tarafa doğru döndüğü görülür ve hasta bu durumun ancak bilinçliyken yaşarsa hatırlayabilir. Epilepsi nöbetleri bu örneklerden de anlaşıldığı gibi çok farklı şekillerde olabilir.

Doç. Dr. Betül Baykan
Nöroloji Uzmanı
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<