ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Jinekoloğa 
 Şikayetim olursa giderim
 Kontrol için giderim
  
 
Astım
 

Astım, hava yollarının (bronşların) kronik inflamatuar (iltihabi) bir hastalığıdır. Klinik olarak bronş astımı hassas kişilerde bazı başlatıcı nedenlerle, nöbetler halinde, genellikle gece veya sabaha karşı gelen; hırıltı (hışıltı, ıslık sesi) nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler hava yollarındaki yaygın obstrüksiyon (tıkanıklık) sonucunda ortaya çıkar. Bu şikayetler kendiliğinden veya birtakım ilaçlarla en azından kısmen ortadan kaldırılabilir.

Bronş duvarlarında kronik inflamasyon astımlı hastaların bazı uyarılara karşı normal kişilerden daha hassas olmasına neden olur. Başka bir deyişle, astımlı hastaların bronşları birçok şeye karşı aşırı duyarlıdır.

Yapılan araştırmalar; astımın dünyada birçok ülkede giderek artmakta olduğunu gösteriyor. Ülkemizde yapılan araştırmalar, bronş astımın erişkinlerde yüzde 4, çocuklarda ise yüzde 8 oranında olduğunu gösteriyor.

Astım genellikle allerjik astım ve allerjik olmayan astım olmak üzere iki bölümde incelenir. Allerjik olmayan astımın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; en önemli nedeninin çocukluk çağında geçirilen solunum yolu hastalıkları  ve sigara dumanına maruz kalmak olduğu sanılıyor. Allerjik astım ise herhangi bir allerjiden madde ile temas halinde ortaya çıkabiliyor. Genellikle bu allerjen maddeler yaşanılan ortamda sık olarak karşılaştığımız,; ev tozu akarları, rutubetli ortamlarda bulunabilen küf mantarları, evlerde beslenen kedi, köpek ve kuş gibi hayvanların tüy ve çıkartıları, yine birçok evde bulunabilen hamam böceği ve özellikle bahar aylarında sıkça maruz kalınan ağaç ve ot polenleridir. Bunlara ek olarak bazı gıda maddeleri de özellikle çocuklarda allerjik nedenli astıma neden olabiliyor.

Allerjik astımı olan hastaların büyük bir kısmında aynı zamanda allerjik rinit (burunda sulu akıntı ve kaşıntı) allerjik konjunktivit (gözde kaşıntı ve yanma hissi) ve sinüzit beraber görülmektedir. Özellikle burunlarda polip olan hastalarda aspirin ve benzer ilaçlar alındığında şiddetli astım krizleri ortaya çıkıyor.

Astımlı hastalarda birtakım nedenler astım krizini ortaya çıkarabilir. Bu nedenler yukarıda bahsedilen; birtakım allerjen maddeler, solunum yolu enfeksiyonları, ev içi hava kirliliği (evde sigara içilmesi, kızartma, cila, parfüm, saç spreyi, deterjan ve çamaşır suyu kokuları) dış ortam, hava kirliliği (egzost gazları, polenler), bazı hava koşulları (rüzgar, soğuk hava), bazı gıdalar ve katkı maddeleri, bazı ilaçlar (aspirin ve tansiyon ilaçları ) ve ruhsal değişikliklerdir.

Astım tanısı, genellikle hastanın şikayetleri göz önüne alınarak birtakım yardımcı testler ile konuluyor. Hastalar, genellikle nefes darlığı, hırıltılı solunum (hışıltı, ıslık sesi olarak tarif edilir ve aksi kanıtlanıncaya kadar her hırıltılı solunum astım olarak kabul edilmelidir.), göğüste sıkışma hissi ve öksürük (genellikle koyu ve yapışkan balgam çıkınca hasta rahatlar, soğuk algınlığı nedeni ile ortaya çıkan öksürükler 10 günden uzun sürerse ve hasta her üşütmenin göğsüne indiğini ifade ediyorsa astımdan şüphelenmek gerekir) gibi şikayetlerle doktora başvurur. Bu şikayetlerin en önemli özelliği; tekrarlayıcı nitelikte, nöbetler halinde olması, gece veya sabaha karşı daha sık görülmesi ve bazı durumlarda mevsimlerle ilişkili olmasıdır.

Astım şüphesi olan hastalarda yapılacak bazı kan testleri, allerji, deri testleri ve solunum fonksiyon testleri de astım teşhisi koymada yardımcı olacaktır.

Günümüzde astım tedavisinde kullanılan, etkilerini direkt akciğerlere gösteren ve yan etkileri yok denecek kadar az olan birçok ilaç vardır. Astım teşhisi ne kadar erken konulursa, tedavide başarı şansı o kadar fazla olacaktır. Kullanılan ilaçlar kadar önemli bir diğer husus, hastalığı tetikleyecek nedenleri ortadan kaldırmak.

Ev tozu allerjisi olan bir hastanın evde alacağı önlemler, şikayetlerini büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır. Evinde beslediği hayvana karşı allerji tespit edilen hastanın da bu hayvandan uzaklaştırılması tedavinin esasını oluşturur. Eğer hastalığı başlatan nedenlerden uzak durulamıyorsa, bu durumda uygun şartlar mevcutsa aşı (immünoterapi) tedavisi denenebilir.

Astım düzenli takip ve tedavide olduğu sürece korkulacak bir hastalık değildir. Hastalar hekimleri tarafından eğitilmeli ve zorda kaldıkları her zaman hekimlerine ulaşabilmelidir. Kontrol altındaki astım kişinin yaşantısını etkilemez. Bugün dünyada astımlı birçok olimpiyat ve dünya şampiyonu sporcunun olduğu unutulmamalı. 

Dr. Hakan SOLAK
Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Kadıköy Şifa Hastanesi


ALT KONULAR  
Astım Nedir?
Astım Belirtilerini Tanıyınız
Astım Nöbetlerini Tetikleyen Etkenlerin En Önemlileri
Astım Bir Hastalık Olarak Nasıl Başlar? Nasıl Seyreder?
Astım Kalıtımsal mıdır? Nasıl Tedavi Edilir?
Teşhis Astımsa;Bunları Biliyor muydunuz?



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<